بِرّ
Bu ayet takvayı iman ve amellerle ilişkilendirerek yeniden tanımlar.
لَّيۡسَ ٱلۡبِرَّ أَن تُوَلُّواْ وُجُوهَكُمۡ قِبَلَ ٱلۡمَشۡرِقِ وَٱلۡمَغۡرِبِ وَلَٰكِنَّ ٱلۡبِرَّ مَنۡ ءَامَنَ بِٱللَّهِ وَٱلۡيَوۡمِ ٱلۡأٓخِرِ
İyilik, yüzlerinizi doğuya ve batıya çevirmeniz değildir. Asıl iyilik Allah'a ve ahiret gününe iman etmektir.
Kur’an, Al-Baqara 2:177
Ayet önce takvanın yalnızca doğuya veya batıya yönelmekle sınırlı olduğu düşüncesini reddeder. Sonra gerçek iyiliği Allah'a, ahiret gününe, meleklere, kitaba ve peygamberlere imanla; maldan vermek, namaz kılmak, zekâtı ödemek, sözünde durmak ve sabretmek gibi somut amellerle bağlar. Bugün ibadetimizin dış hareketleri aşıp aşmadığını kendimize sorabiliriz. Takva Allah'la ilişkimizde ve özellikle zor zamanlarda başkalarına nasıl davrandığımızda görünür.
Bugün bir akrabana veya ihtiyaç sahibine cömertlik gösteren bir davranış yap; küçük bir paylaşım bile olabilir.
|