إيمان
Bu ayet Elçi'nin ve müminlerin eksiksiz imanını anlatır.
ءَامَنَ ٱلرَّسُولُ بِمَآ أُنزِلَ إِلَيۡهِ مِن رَّبِّهِۦ وَٱلۡمُؤۡمِنُونَۚ كُلٌّ ءَامَنَ بِٱللَّهِ وَمَلَـٰٓئِكَتِهِۦ وَكُتُبِهِۦ وَرُسُلِهِۦ لَا نُفَرِّقُ بَيۡنَ أَحَدٖ مِّن رُّسُلِهِۦۚ وَقَالُواْ سَمِعۡنَا وَأَطَعۡنَاۖ غُفۡرَانَكَ رَبَّنَا وَإِلَيۡكَ ٱلۡمَصِيرُ
Elçi, Rabbinden kendisine indirilene iman etti, müminler de. Hepsi Allah'a, meleklerine, kitaplarına ve elçilerine iman etti. Elçileri arasında ayrım yapmayız. «İşittik ve itaat ettik; Rabbimiz, bağışlamanı dileriz. Dönüş sanadır» dediler.
Kur’an, Al-Baqara 2:285
Ayet imanın esaslarını bir araya getirir: Allah'a, meleklerine, kitaplarına ve elçilerine iman. Müminlerin elçiler arasında ayrım yapmadığını, hepsini kabul ettiğini vurgular. Bu bütüncül imana «İşittik ve itaat ettik» sözü eşlik eder. İtaat günlük hayatımızda Kur'an'ın öğretilerini dinleyip uygulamak gibi basit işlerle görünür. Bugün açık bir emri seçip, küçük olsa bile, yerine getirebiliriz.
İçinden «İşittik ve itaat ettik» de ve Allah'a itaate dair basit bir iş yap; birine yardım etmek veya güzel söz söylemek gibi.
|