تَوَكُّل
Bu ayet Allah'ın kurtuluşunu ümit ederken sorumluluklarımızın farkında olmaya çağırır.
قَالَ عَسَىٰ رَبُّكُمۡ أَن يُهۡلِكَ عَدُوَّكُمۡ وَيَسۡتَخۡلِفَكُمۡ فِي ٱلۡأَرۡضِ فَيَنظُرَ كَيۡفَ تَعۡمَلُونَ
Dedi ki: Rabbinizin düşmanınızı yok etmesi ve sizi yeryüzünde halifeler kılması mümkündür; sonra nasıl davranacağınıza bakacaktır.
Kur’an, Al-A'raf 7:129
Musa'nın kavmi onun gelişinden önce ve sonra gördükleri zulümden şikâyet eder. Musa hemen zafer vaat etmez; bakışlarını ümide çevirir: Allah düşmanı yok edebilir ve onları yeryüzünde halifeler kılabilir. Bu ümit pasif değildir; amellerimizin görüleceği ve değerlendirileceği bilinciyle birliktedir. Hayatımızda imtihanlardan geçebiliriz. Bu ayet Allah'ın vaadini ümit etmeyi, fakat doğru davranmamız gerektiğini hatırlamayı öğretir. Gerçek ümit bizi sebat etmeye ve gelişmeye yöneltir.
Bugün yaşadığın bir zorluğu yaz, sonra onunla başa çıkmak için yapabileceğin somut bir adımı Allah'a ümit bağlayarak yaz.
|