الْهِدَايَةُ
Bu ayet hidayetin kişisel bir mesele olduğunu hatırlatır.
فَمَنِ ٱهۡتَدَىٰ فَإِنَّمَا يَهۡتَدِي لِنَفۡسِهِۦۖ وَمَن ضَلَّ فَإِنَّمَا يَضِلُّ عَلَيۡهَا
Kim doğru yolu bulursa ancak kendisi için bulmuş olur; kim de saparsa ancak kendi aleyhine sapmış olur.
Kur’an, Yunus 10:108
Bu ayette Allah Peygamber'e insanlara gerçeğin Rablerinden geldiğini söylemesini emreder. Herkes onu izleyip izlememekte özgürdür. Hidayeti seçen bundan kendisi yararlanır; sapan ise kendi aleyhine sapar. Peygamber onların seçimlerinden sorumlu değildir. Bu bize kendi kararlarımızdan sorumlu olduğumuzu öğretir. Düşünmeden başkalarını taklit edemeyiz. Her gün hakikati mi yoksa arzularımızı mı izleyeceğimizi seçeriz. Bu seçimler dünyadaki hayatımızı ve geleceğimizi şekillendirir.
Yakın zamanda verdiğin bir kararı düşünmek için bir dakika ayır: Hakkı mı yoksa arzularını mı izledin? Gerekirse bugün hakkı izlemeye gayret etmeye karar ver.
|