شُكْر
Bu ayet, duyularımızın ve aklımızın şükretmemiz için Allah'ın armağanları olduğunu hatırlatır.
وَٱللَّهُ أَخۡرَجَكُم مِّنۢ بُطُونِ أُمَّهَٰتِكُمۡ لَا تَعۡلَمُونَ شَيۡـٔٗا وَجَعَلَ لَكُمُ ٱلسَّمۡعَ وَٱلۡأَبۡصَٰرَ وَٱلۡأَفۡـِٔدَةَ لَعَلَّكُمۡ تَشۡكُرُونَ
Allah sizi analarınızın karınlarından, hiçbir şey bilmez halde çıkardı; şükredesiniz diye size işitme, görme ve kalpler verdi.
Kur’an, An-Nahl 16:78
Ayet, hiçbir şey bilmeden doğduğumuzu hatırlatır. Sonra Allah bize işitme, görme ve akıl verir. Bu nimetler rastgele değildir; anlamamızı ve O'na şükretmemizi sağlar. Her gün bu yetenekleri düşünmeden kullanırız. Bu nimetlerin farkına varmak bizi şükre çağırır. Allah'a şükretmek, O'nun lütuflarını kabul etmek ve verdiği nimetleri hayırda kullanmaktır.
Bugün görmen, işitmen ve aklın için Allah'a şükret; sonra bu nimetlerden birini birine yardım etmek için kullan.
|